Norberto Bocchi: Big Bang Teorisi (Röportaj) - II

Kullanıcı Oyu:  / 0
En KötüEn İyi 

 

 

 

Tekrar Merhaba

Röportajın ilk bölümünde Norberto Bocchi Agustin Madala ile beraber oynadığı “Big Bang” Sistemine değinmişti. Yakın zamanlarda Giorgio Duboin ve Alejandro Bianchedi de aynı sistemi oynamaya başladılar. İlk röportajın doğurduğu merak dolayısıyla Norberto’dan yeni sisteminin temel çizgilerini ve özelliklerini ortaya koymasını rica ettik.

Norberto Bocchi: Big Bang Teorisi (Röportaj) - II

Norberto bize birkaç kelimeyle Big Bang sistemindeki yeniliklerden bahseder misin?

En önemli yenilik zon durumu üzerinde odaklanması. Deklarasyon stili zon durumuna bağlı olarak değişiyor. 

Big Bang’in felsefesini ortalama bir oyuncunun anlayacağı şekilde nasıl açıklarsınız

Sistemin özünde sadece zon durumuna göre farklı sistemler uygulamak yatmıyor, bu zaten bir süredir yapılıyordu. Benim fikrim tek bir sistem olması, ancak zon durumuna bağlı olarak ortaklık stilinin değişmesi. 

Bazı İtalyan ve yabancı çiftler zon durumuna bağlı olarak deklarelerine Güçlü trefl Sistemi veya bir Natürel Sistemle başlarlar. Ancak bana göre bu stratejinin artık zamanı geçti. Tersine, Big Bang her türlü zon durumunda tek bir sistemden oluşur. Tek fark zonsuzken bazı açışların daha agresif olmasıdır. Bu kavramı en açık şekilde ortaya koyan örnek 1NT açışının 10-12, 12-14 ve 15-17 şeklindeki zon durumuna göre değişen puan aralıklarıdır. Big Bang’e göre dört zon durumuna göre farklı davranmak gerekir. Lehte zon durumunda (yani biz zonsuz, rakipler zonda) çok agresif konuşulabilir, zonsuzken oldukça agresif olunabilir, zonda ise sistem normal, stabil ve dengeli moda geçer. 

Big Bang’de sadece tek bir forsing açış mı var, 2(zon forsing veya dengeli 23+)?

Kesinlikle, ve ne demek istediğinizi anlıyorum…bu belki de sistemin” kusuru”. Fakat size 2’nun sistemde nasıl işlediğini anlatayım. %80-90 oranında ZF açışlar dengeli ellerle olur, bu durumda bir problem olmaz – deklarasyon sorunsuzdur. Örneğin 22-2NT sekansımız vardır ve gayet normal bir şekilde gelişir. %10-20 gibi bir oranda da dengesiz zon forsing eller gelir. Bu durumlarda sistemimiz kesin çalışsa da aslında mükemmel kesinlikte değildir ve aslında bizden daha iyi gelişim sekansları olan çiftler de vardır.  Örneğin zon forsing eller için 2 açışı daha iyidir çünkü bir düşük seviyeden başlayarak daha çok alan bırakır.

Peki o halde neden zon forsing açışlar için sadece 2açışımız var? 2 açışını neden diğer istemlerde 2ile gösterilen dengeli 18-19 puanlı elleri göstermek için seçtik? Bu seçimimiz istatistiksel bir çalışmaya dayanıyor. 2ve 2 açışları kapsamına giren ellerin %96-97’si 2açışına ait. Bu yüzden basit matematik hesabı bize 2açışını daha sık karşımıza çıkan eller için kullanmamız gerektiğine işret ediyor, çünkü gelişim sekansları için biraz daha fazla alan bırakmaktadır: tek bir adımın boşa çıkması dahi hemen hemen sonsuz sayıda elin gösterilebilme imkanının oluşması demektir.

Aslında tam tersine 2açışının zon forsing olarak kullanılması dağılımsal eller açısından daha iyidir, çünkü dengeli elleri için gelişim sekansları hemen hemen aynıdır. Fakat bir düşünün, kaç çeşit dengesiz zon forsing ele sahip olabilirsiniz? Hemen hemen 500 elde 1, oldukça ihmal edilebilir bir değer. Dolayısıyla bundan kolaylıkla vaz geçip 2açışını daha sık karşılaşılan eller için kullanabiliriz. Yani sistemin yapısı olasılık hesaplarının dikkatli bir şekilde incelenmesi üzerine kuruludur.

Sisteminizin eski versiyonunda 2  ve 2 açışları zon forsingti. Neden bunu değiştirdiniz?

Çünkü2  ve 2açışları çok az oranda karşılaşılan el tipleri için çok fazla deklare alanı harcıyordu. Sistemin şimdiki versiyonunda bu açışları zondayken natürel Zayıf-2 Açışları olarak, zonda değilken de 2-renkli ellerle kullanıyoruz – bu durumda tek uzun renkli zayıf elleri 3 veya 4 seviyesinde açıyoruz.

Zon durumuna bağlı olarak2  ve 2açışlarına ne anlam yükleyeceğimiz sistemimizin agresifliğini belirleyen hususlardan biri. Analizlerimize göre 3 seviyesindeki baraj açışları 2 seviyesindekilere göre Rakiplere 15 daha fazla problem çıkarıyor. Günümüzde Zayıf-2 açışları geliştirilen defansif konvansiyonlar sayesinde rakiplerin işini pek zorlaştırmıyor. Fakat diyelim 3açtım ve solumdaki Rakipte 23 puan var, 3NT demek zorunda kalacak, ortağında 12 puan bile olsa pas geçmek zorunda. Belki 7NT’ları var ama bunu bulmaları imkansız. Oysaki 2açmış olsam şlem bulmaları için çok alanları kalmış olacak. Şu aralar lehte zon durumunda ve kimsenin zonda olmadığı durumlardaki deklarasyon sekanslarımızı geliştirmek için yoğun bir şekilde çalışmaktayız.

Sıklıkla altılı renkle 3 seviyesinde baraj açışı yapıyorsunuz, bu doğru mu?

Evet, hem de oldukça sık. Uzunluk konusunda çok takıntılı değiliz, altı kart olmuş yedi kart olmuş. Yedili ve kaliteli bir renkle 4 seviyesinde açıyoruz. Fakat yarıdan fazla durumda lehte zon durumunda altı kartlı renkleri 3 seviyesinde açıyoruz. Hatta Madala bir seferinde KQJxx şeklinde beşli bir renkle 3 seviyesinde açtı.

Sisteminizi “Big Bang” olarak adlandırmanızın sebebi sürekli bir gelişim içinde olması mı, çünkü pratikte sisteminiz sürekli değişiyor.

Kesinlikle, sistemi geliştirmek için yaptığımız çalışma ve araştırmalar hiç bitmiyor. Daha önce değinmiş olduğum gibi İtalyanlar, özellikle Lorenzo Lauria ve ben, her zaman deklarasyon tekniğine yenilikler getirmişizdir; fakat başkaları da bizim deklare ve konvansiyonlarımızı kullanıp geliştirdiği için onları şaşırtmak ve alt etmek için sürekli değişim geçirmek zorundayız.

2açışını değiştirmeye ne zaman karar verdiniz, bir Güçlü Trefl sistemini adapte etmeyi düşünüyor musunuz? Eğer öyle ise nede yapmadınız?

Benze artık Güçlü Trefl sistemlerinin zamanı geçti. Briç o kadar agresif oldu ki 1 açışından sonra Rakipler hemen her türlü elle araya giriyorlar, dolayısıyla bu sistemler eskiden sahip oldukları avantajı önemli ölçüde yitirdiler. Böyle bir sistemi entegre etmek kişilerin kendi seçimidir, çünkü Rakiplerin araya girişleri ellerimizi anlatmak için gerekli deklare alanını elimizden almaktadır.

30 yıl önce briç oldukça farklıydı, Güçlü trefl sistemi iyi işliyordu çünkü Rakipler sadece iyi eller ve kaliteli renklerle araya giriyorlardı. Şimdi ise birkaç puan ve sıradan bir elle araya giriliyor, bu da kendi konuşmalarımızı çok etkili bir şekilde baltalıyor ve elimiz anlatmak için gerekli deklare alanından mahrum ediyor. 1 açışı sadece elin gücünü gösteriyor ve Rakiplerin araya girişi bazen renginizi göstermenize bile fırsat tanımıyor.

Transferler sisteminizin tipik bir özelliği – bu Bocchi-Duboin sisteminde de vardı – ve İtalyanlar arasında oldukça yaygın. Fakat şunu merak ediyorum, transferler aslında araya giriş için daha çok alan bırakmıyor mu?

Transferler 15 yıldır kullanılıyor. Biz transferleri etkin bir şekilde güçlü elin oynaması veya atağı uygun elin karşılaması amacıyla kullanıyoruz. Aslında transferlerin rakiplere çok faydası yoktur çünkü araya giriş için bırakılan alan oldukça dardır ve bununla çok şey yapılamaz. Transfer kullanımı rastgele bir seçim değil bir gerekliliktir ve bize sağladığı yarar rakiplere sağladığı faydadan çok daha fazladır. Şunu söyleyebilirim ki bu oran 97’ye 3 şeklinde transfer yapan tarafın yararınadır.

Giorgio Duboin’ın sisteme katkısı ne kadar? ve Agustin Madala’nın?

Bocchi-Duboin sisteminde geliştirilen bazı fikirlerini Big Bang’e de taşıdım. Eğer karşılaştırırsanız iki sistem arasında birçok benzerlik bulabilirsiniz. Fakat yeni sistemin temel dayanağı Bocchi-Duboin sisteminden oldukça farklı. Big Bang sistemini kurmaya başladığımda Duboin ile mütalaa etmedim, fakat kendisi sistemi Bianchedi ile oynamaya başladığında aynı zamanda geliştirmeye de başladı.

Bu yeni ortaklığın Giorgio’ya heyecan kattığını söyleyebilirim, kendisini tutkuyla daha şimdiden kendi sistemi gibi gördüğü sisteme adadı ve hemen her gün kendisiyle modifikasyon ve geliştirmeler üzerine konuşuyoruz.

Agustin’in rolü, daha en başından benim yaptığım ve önerdiğim değişiklikleri kontrol etmek ve tabii ki sistemle ilgili kendi öneri ve değişikliklerini önermek şeklindeydi.  En önemli katkılarından biri bugün kendisiyle oynadığımız Gazzilli konvansiyonumuzun ince ayarlarını yapmaktı. Fakat Girogio’yu artık durdurmak mümkün değil ve bu konuya dahi el atmış durumda 

Madala masada ne kadar sık sistemin normlarından çıkarak yeni şeyler “icat ediyor veya yaratıyor” ve onun bu “kuralsızlığına” nasıl tepki veriyorsun?

Agustin dünyada bilinen şemaların dışına çıkarak masada anında yeni bir şeyler keşfetme yeteneğine sahip çok az oyuncudan biri. Bunu yaptığında ona asla olumsuz bir tepki vermiyorum çünkü bunu iyi niyetle yapıyor. Daha açık olmak gerekirse, eğer çoğu zaman kazandıran hamleyi buluyorsa masada keşifler yapan bir ortağa kızamazsınız. Agustin kanında briç dolaşan bir fenomen ve fikirleri %80-90 oranında kazanca götürüyor. İcatlarından dolayı puan kaybettiğimiz nadir durumlarda bir şey söylemiyorum, çünkü doğaçlamalarının bize puan kazandırdığı durumları hatırlıyorum. Agustin nasıl yeni bir şey keşfedileceğini biliyor ve bu konuda onu desteklemelisiniz. Bir ortaklığın kimyası ortakların birbirine uyum sağlamasında yatar, tamamen birbirinizi tamamlayıcı olana kadar. Duboin ile ortaklığımda ben daha çok yeni şeyler keşfeden o ise daha dengeli olandı. Şimdi ben Madala’nın icatları karşısında dengeli olmaya çalışan tarafım. Her iki ortağın da mucit olduğu bir ortaklık çılgınlık olurdu; herkes ortaklıktaki rolünü ortağının karakterine göre yenden belirlemek durumundadır.

Birkaç gün önce İrlandalı şampiyon Tom Hanlon ile kısa bir röportaj yaptım ve kendisine seninle olan röportajım için bir sorun önermesini istedim. Soru şöyleydi: “ Hugh ve ben kendi sistemimizi 23 yılda geliştirdik ve hala da geliştirmeye devam ediyoruz, yani her zaman yeni fikirler araştırıyoruz. 2 seviyesinde majör açışlarının Zayıf-2 olarak kullanımının kaybının bir handikap olup olmadığını merak ediyorum. Ayrıca Bocchi-Madala Sisteminin en güçlü yönü IMP skorlarında mı?” 

Majörlerde Zayıf-2’lerin kaybının bir problem olduğunu düşünmüyorum. Daha önce söylediğim gibi yeni fikirler geliştirmek zorundayız çünkü klasik Zayıf-2’ler artık eskisi kadar etkili değil ve agresif özelliklerini büyük oranda yitirdiler. Sisteminizin en etkili yönünün en olacağı ise ne tür briç oynamak istediğinize bağlı. Lauria-Versace’ye bakalım, briçleri harika, ancak bazen sıkıcı görünebilir, düzenlilikleri nadiren rakiplere puan kaptırıyor ve kazandıkları IMP’ler rakiplerin hatalarından geliyor. İstikrarlı ve klasik briç oynuyorlar ve rakiplerin hata yapmasını sabırla bekliyorlar.

Bunun yerine puanları kendin kazanacağın bir sistem tercih edersen rakiplerini yollarından saptıracak seviyede agresif ve şaşırtıcı olmak zorundasın. Bir sistemin en fazla yaratıcılığa açık kısmı baraj açışları: dolayısıyla bu yönde çalışmak puanlarını kendi kazanacağın etkili sonuçlar getirebilir. Temel fikir rakiplerin deklare seviyesini yükseltmek. Eğer rakipler konuşmanıza izin verseydi tüm sistemler mükemmel olurdu, çünkü tüm deklare sekanslarını tam bir kesinlikle uygulayabilirdin. Ve hemen hemen tüm çiftler artık çok kesin sistemler geliştirmiş durumda. Briçte her şey mükemmelleştirilebilir, fakat güçlü bir çift %95 gibi bir kesinlik oranına ulaşabilir. Daha zayıf bir çift için ise bu oran %85’tir, ancak kazanca götüren bu %10’luk fark değildir. Fark yaratan en iyi rakip sistemi bile baltalayacak şekilde yapılan araya girişler ve barajlardır.

Modern briçin özelliği araya girişlerdir. Bu araya girişlerde her zaman belirli bir risk vardır, fakat fark yaratan işi nasıl ve ne kadar riske edeceğini bilebilmektir.

Briçin gelecekte lehte zon durumlarında çok daha agresif, ancak zondayken daha yapıcı olma yönünde gelişeceğini düşünüyorum.

 

 

 

Yorum ekle


Güvenlik kodu
Yenile

Buradasınız: Home Makaleler Norberto Bocchi: Big Bang Teorisi (Röportaj) - II